A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GENEL OLARAK SORUMLULUĞU

 
 
  
A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GENEL OLARAK SORUMLULUĞU
 
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu, doğrudan doğruya şirketin tüzel kişiliğine verilen zarardan dolayı olan sorumluluk ile, şirketin tüzel kişiliği dışında pay sahiplerine ve üçüncü şahıslara verilecek zarardan doğan sorumluluk olarak ikiye ayırma imkanı bulunmaktadır.
 
Türk Ticaret Yasasının 314 ve bunu izleyen maddelerinde, 3 yıllık süre için seçilen Anonim Şirket yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri sona erdiğinde, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin bir hüküm olmamasına göre, yeni yönetim seçilene kadar önceki yönetim kurulunun görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerekir. Keza, yetkisi devam eden yönetim kurulu üyesinin tayin ettiği vekilin işlemlerinin de, vekaletten azlin, vekile tebliğ edilmesine kadar geçerli olacağı tabiidir. Dolayısıyla takip dayanağı çekten ötürü, vekaletten azlin, çekin keşide tarihinden önce vekile tebliğ edilmemesi halinde borçlunun sorumluluğu söz konusu olacağından, bu hususun araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 12.02.1998 E:1998/691, K:1998/1434) (Yargıtay Kararları Dergisi, Mart 1998, Sayı: 3)
 
1.1. Şirketin Tüzel Kişiliğine Verilecek Zarar           
            
Türk Ticaret Yasamızda yönetim kurulu üyelerinin şirket işlerinde gösterecekleri dikkat ve basiret hakkında Borçlar Yasasının 528 maddesinin ikinci fıkrasının tatbik olunacağı açıklanmıştır. Borçlar Yasasının 528. maddesinin ikinci fıkrasında "şirket işlerini ücretle idare eden ortak, tıpkı bir vekil gibi mesul olur" hükmünü taşımaktadır. Borçlar Yasasının 390. maddesi de işçinin sorumluluğu maddesine (B.Y. Md: 321) yollama yapmıştır.
 
Sonuç olarak, bir yönetim kurulu üyesinin ücret alsın ya da almasın sorumluluğu Borçlar Yasasının 321. maddesine göre tespit olunacaktır.
 
Üçüncü şahıslar dışında, doğrudan doğruya yönetim kurulu üyeleri arasındaki münasebetlerde, yönetim kurulu üyelerinin şirkete verilecek zararda da Borçlar Yasasının 321. maddesinde "kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik" ön şart olarak aranmaktadır. Böylece yönetim kurulunun veya şirketi temsil ve idare eden yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan sorumlu olmaları için kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik temel unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açan şirketin ihmal ve dikkatsizliği ispat etmesi, üyenin ise sorumluluktan kurtulması için, kasıt, ihmal ve dikkatsizliğinin olmadığını, bütün ihtimamı gösterdiğini veya bütün ihtimamı göstermiş olsa bile; zararın meydana gelmesine mani olamayacağını ispatlaması gerekmektedir. Burada söz konusu olan şirket zararı, şirket aktiflerindeki fiili bir azalma veya umulan kârdan eksilmeye sebebiyet vermek hali olmaktadır.
 
1.2. Üçüncü Şahıslara Verilecek Zarar
 
Şirketi temsile selahiyetli olanlar, şirketin maksat ve uğraşı konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve bunları yaparken şirket adını kullanmak hakkına sahiptir (Türk Ticaret Yasası Md: 321/1). Yönetim Kurulu üyeleri şirket adına yapmış oldukları işlemlerden dolayı şahsen sorumlu olmazlar (Türk Ticaret Yasası Md: 336/1).
 
Temsil veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirket sorumlu olur. Şirketin rücu hakkı mahfuzdur (T.T.Y. Md: 321/5).
 
Yukarıya çıkarılan Türk Ticaret Yasası maddelerinde şirketi idare ve temsil edenlerin, şirket adına gördükleri işlerden doğan haksız fillerden şahsen sorumlu olmayacakları, bir prensip şeklinde konulmakla beraber, gerek T.T.Y. Md: 336/1.b.5'deki hüküm, gerekse, haksız fiillerden doğan zararda şirketin rücu hakkının saklı tutulması, yönetim kurulu üyelerinin, şirket tüzel kişisi dışında pay sahiplerine ve 3. şahıslara karşı sorumluluğunu arttırmaktadır.
 
Üçüncü şahıslar yönünden (pay sahipleri ve diğer üçüncü şahıslar) yönetim kurulu üyesinin ika ettiği haksız fiillerden dolayı zarar iddiasına muhatap olan bizatihi şirketin kendisidir. Yönetim kurulu üyesinin ika ettiği zararda Borçlar Yasasının 41. maddesinde kayıtlı, "kasıt, ihmal ve teseyyüp, yahut tedbirsizlik" ön şartlarından birisi varsa, üçüncü şahıs kendisine haksız olarak yöneltilen fiilden dolayı şirketi dava edebilecektir. Şirket; yönetim kurulu üyesinin haksız fiilinden dolayı ödediği zararı, kusurlu olması sebebiyle kendisine rücu etmek suretiyle geri alma yoluna gidebilecektir.

  • Halen 2,2/5 Yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Oy ortalaması 2,2/5 puan (Toplam 11 oy aldı)

Web Tasarım
 
Diyalog Muhasebe © 2009 | Site Haritası